Elif Efendi’nin Hayatı

Asıl adı Mehmet’tir.
1266/1850 tarihinde Sütlüce Hasirizâde Dergâh’ında doğmuştur. Annesi Tiryakioğlu Hasan Paşa’nın kızı Fatıma Bâise Hanım’dır. Babası Hasirizade Tekkesi şeyhi Ahmet Muhtar Efendi’dir. Elif Efendi’nin hayatı hakkında edindiğimiz bilgiler en büyük atası Halil Efendi’nin ölüm tarihi olarak 1793 alındığında yüz yıla yakın bir zamanı kapsamaktadır. Soyunun Mısır’a dayandığı bilinmektedir. Tespit edilen ataları şunlardır:

Şeyh Halil Efendi: (ö. 1208/1793), Şeyh Mustafa İzzi (?1239/1824), Şeyh Süleyman Sıtkı Efendi (1796-1837), Şeyh Ahmet Muhtar Efendi (1236/1821-
1319/1901), Şeyh Hasan Rıza Efendi (1229/1813-1303/1886), Şeyh İsmail Necâ Paşa (1234/1818-1314/1896)

Elif Efendi

Elif Efendi

Elif Efendi, tasavvufi anlayışla yoğrulmuş bir muhitin içinde doğmuş, eğitim hayatı babasının arzusuyla Nakşibendî şeyhi Mesnevihan-ı şehir Hoca Hüsameddin Efendi’den Besmele-i şerife, Elifbâ ve dua öğrenerek başlamıştır.

İlk tahsilini Eyüp Defterdar’da oturmakta iken Şah Sultan Mektebi’nde yapmış, Hâfız İbrahim Efendi’den Kur’an-ı Kerim öğrenmiştir.Daha sonra ise hususi derslere devam etmiştir. Zeki Dede’den ve Dâire-i Meşîhat Muhasebe Müdürlüğü’nden mütekâid Râkım Efendi’den ta’lik meşk etmiş, Hadîmizâde merhum Ahmet Hulûsi Efendi ile Evkâf-ı Hümâyun müfettişi Bayezit dersiâmlarından merhum İstanbullu Ahmet Zihni Efendi’den dinî ve Arabî ilimleri tahsil ederek icâzet almıştır.

Elif Efendi, Mevlevî Tarikatı’ndan ilk dersini ise Yenikapı Mevlevîhânesi postnişini Osman Selâhaddin Dede’den (ö.1304/1886) almıştır. Mesnevî derslerine
devam ederek Cemâziyel-âhir 1303/1886 tarihinde mesnevihanlık icâzeti almaya muvaffak olmuştur. 9 Cemâziyel-ûlâ 1316/1898 tarihinde Konya Mevlânâ Dergâhı’nda
postnişin olan Abdülvâhid Çelebi (ö.1325/1907), Elif Efendi’nin Mesnevî dersi okutmasına ve Mevlevî şeyhleri gibi destar giymesine müsaade etmiş ve icâzet
göndermiştir Elif Efendi, bunun üzerine bir teşekkür manzumesi kaleme almıştır.

1284/1868 tarihinde Kısmet-i Askeriye Mahkemesi kâtipliğine tayin olunmuş, daha sonra 1289/1873 tarihine kadar Divan-ı Ahkâm-ı Adliye Mazbata odasında
istihdam edilmiş, bir müddet sonra bu görevinden istifa etmiştir.

İkinci olarak 1291/1874 tarihinde Bursa Müderrisliği başkanlığı yapmış, babasının isteği üzerine 1293/1876 senesinde dergâhta Mesnevi-i şerif dersine başlamış,
çarşamba günleri verilen dersler 1325/1907 tarihinde hatimle sona ermiş, akabinde tekrar başlamıştır. Aynı yıl Fatma Halide (ö.1948) hanımla evlenmiş, bu evlilikten biri kız, üçü erkek dört çocuğu olmuştur. 34En büyük çocuğu Yusuf Zahir Efendi, İstanbul Koska’daki Abdusselam Dergâhı’nın son postnişînidir.

1303/Şubat 1886’da ise Şemail-i Şerif dersine başlamış ve 1306/1889’da hatimle bitirmiştir. Âbid Çelebi Zâviyesi şeyhi Şeyh Salahaddin ve Sütlüce İmamı Hâfız Gaybî Efendilere de teknik ve medrese dersleri okutarak icâzet vermiştir. Elif Efendi, 1315/1897’de ise Mûsıla-i Süleymâniye’ye terfi etmiştir. 1325/1907 tarihinde Meclis-i Meşâyih başkanlığına getirilmiş, üçüncü rütbeden Mecidiye nişanı ile ödüllendirilmiştir. 1330/1914 tarihinde bu görevinden emekliye
ayrılmıştır.

Elif Efendi, otuz bir yıl umumî ve husûsi dersler vermiştir. Mesnevî dersi verdiği talebeler arasında, 1908’de Yenikapı Mevlevîhanesi’ne postnişin olan ve 1909’da da Meclis-i Meşâyih üyeliğine atanan Şeyh Abdülbaki (Baykara) Efendi (ö.1935) de vardır. Elif Efendi’den Mesnevî dersi okuyarak icâzet alan Şeyh Muhammed Bahâuddîn Çelebi, yine ondan Mevleviyye Tarikatı hilâfeti alarak daha sonra Konya Dergâhına postnişin olmuştur.39

Elif Efendi’nin aldığı eğitim ve yazdığı eserler yukarıda belirtilmiştir. Bundan başka Elif Efendi’nin çevresinde dönemin aydınlarının ve devlet adamlarının
bulunduğunu gerek Divan’ınında isimlerini zikretmesinden, gerek yazılı ve sözlü kaynaklardan öğrenmekteyiz. Felsefe müderrisi Mehmet Ali Ayni Bey, Bahriyeli Op.
Dr. Rasih Bey, Veled Çelebi (İzbudak), Prens Sabahattin Bey, Tophane Müşiri Mehmed Seyyid Paşa tekkenin bazı müdavimleridir. V. Murat’ın kızları Fatma Sultan ile eşi Refik Bey de Elif Efendi’nin dervişlerindendir. Öte yandan Halıcıoğlu’ndaki mühendishâne-i Berrî-i hümâyun ile Hasirizâde Tekkesi arasındaki başından beri kurulmuş olan yakınlık Elif Efendi’nin meşihatında da canlılığını korumuş, bu okuldan mezun birçok genç subay tekkenin dervişleri ve muhipleri arasına katılmıştır. Elif Mehmet Elif Efendi’nin 1907’de Meclis-i Meşâyih Reisliği’ne atanmasında liyakatının yanı sıra toplumun üst katmanları arasındaki nüfuzunun da payı olsa gerektir. Hüseyin Vassaf yakından tanıdığı Elif Efendi’yi şu şekilde tasvir etmektedir:

Orta boylu, beyaz sakallı, şahâ bakışlı, hakîkat görüşlü, beşûş, mültefit, mehâsin-i ahlak ile mütehalli, kerâmet-i irfâniyye sâhibi bir zât-ı mükerremdir.
Aynı zamanda hattat olan Elif Efendi’nin hat eserleri de vardır. Sütlüce Kapıağası Mahmut Ağa Cami kapısı üzerindeki babasının tamir tarihçesinin hattı,
Hasîrizâde Tekkesi semâhânesi kapısının üzerindeki babasına ait tarih manzumesinin hattı, yine semâhânede on bir tahta levha üzerine birer beyit, babasının Sadettin Cibâvî Hazretleri hakkındaki methiyesi, bu methiyenin mukavva üzerine sureti, “Yâ Hazret-i Ebu’l-Hasanü’l-Şâzîlî” levhası, “Yarına salma fakîrin kârın / Ne bilirsin nice olur yârın” levhası, “Yâ hazret-i Şems-i Tebrizî” levhası, “Meded Yâ Aliyye’l-mürtezâ” levhası Bu şekilde bir baba-oğul, müellif-hattat ilişkisi dikkat çekicidir. Daha sonrakiyıllarda da Elif Efendi’nin te’lif ettiği eserleri oğlu istinsah edecek ve baba-oğul, müellif-müstensih olarak karşımıza çıkacaktır. Elif Efendi, mimari ile de ilgilenmiştir. Hasirîzâde Tekkesi’nin bugün gördüğümüz binası Elif Efendi’nin şeyhliği süresinde 1887 yılında inşa edilmiştir.

Devrin hükümdarı II. Abdülhamit (ö. 1918) tekkenin yeniden yapılmasını irâde etmiş, inşaatın giderlerini ise tekkenin dervişlerinden Tophane müşiri Mehmet Seyyid Paşa (ö.1893) karşılamıştır. Tekkenin mimarı ise Elif Efendi’dir. Proje çizimleri ise 1976’da tekkeden çalınmıştır. Elif Efendi, 1925 yılına kadar şeyhlik görevini sürdürmüş, tekkeler kapatılmadan önce oğlu Yusuf Zahir Efendi’ye hilafet vermiştir. Son zamanlarında hastalanmış, 28 Cemâziye’l-âhir 1345 / 6 Ocak 1927 Pazartesi günü vefât etmiş, 1 Recep 1345 / 15 Ocak 1927 Çarşamba günü öğle namazından sonra Mahmut Ağa Camii’nden kaldırılarak tekke ile cami arasındaki hazireye defnedilmiştir.

Elif Efendi’nin vefatı Osmanlı son devir ilim, sanat ve siyaset çevrelerinde büyük yankı bulmuş, sevenleri vefatı üzerine tarih düşmüştür.

Share Button