29 May 2017
Mayıs 29, 2017

Mürşid-i Kâmil’e Teslîmiyet

0 Yorum

Kıymetli kardeşlerim! Tarîkat-ı âliyye gibi bir nimet-i uzmâ bize lütfedilmiş, hakkını vermek gerekiyor. Peygamber Efendimiz’e (sav) müşrikler itirâz ederken şöyle diyorlardı: ‘Bu nasıl peygamber? Bizim gibi yiyor içiyor, evleniyor…’ Müşriklerin beklediği insan-üstü melek gibi bir şeydi. Hâlbuki onlar, Hz. Peygamber’in meleklerden üstün olduğunu bilmiyorlardı. Mürşid-i kâmillerimiz de böyledir. Dışarıdan bakılınca bizim gibi insandırlar. Ancak içlerinde.. devamı →

29 May 2017
Mayıs 29, 2017

Yunus’un (ks) Gözüyle

0 Yorum

Yûnus Emre’den bahsetmek için Yûnus’ça konuşmak lâzım. Deli gönül ve çağlayan su olmak gerek. “Taştın yine deli gönül Sular gibi çağlar mısın? Aktın yine kanlı yaşım Yollarımı bağlar mısın?” Yûnus Emre, İslâm’ın bütün esaslarını takvâ boyutunda yaşamanın adıdır. Elli dört farzın en önemli maddelerinden biri olan cihâdın en güzel târifidir. “Küçük cihaddan büyük cihâda döndük”.. devamı →

Muhterem Ziya Bey’e arz ve takdîm ettiğim mektubumun bir benzerini de size takdîm ettikten sonra ilâveten ifâde etmek isterim ki yüz yüze görüşmek hakkındaki sâdık arzunuz beni gerçekten çok memnûn etti. Çünkü bu arzunuzun büyük kısmı beni de çâresiz bırakmaktadır. Evet, asılda mevcut olan iştiyak ve arzunun o aslın cüzünde olandan üstün bulunduğu açıktır. Cenâb-ı.. devamı →

Resûl-i Ekrem’in Vefâtında Sehl ibn-i Sa’d es-Sa’dî’den mervidir ki, Resûl-i Ekrem –sallallâhu aleyhi ve sellem-: – “Yâ Ebâ Bekir, ben makâmınızda, mihrabda sebât ediniz diye emretmiş iken niçin sebât etmediniz de geri çekildiniz?” buyurmuştu da buna karşın Ebû Bekir Sıddîk dahi: – “Yâ Rasûlallah! Ebû Kuhafezâde’ye yakışıyor mu ki, Resûl-i Ekrem –sallallâhu aleyhi ve sellem-‘e.. devamı →

Kıymetli kardeşlerim! Sizlere nebîlerin ser-tâcı, velîlerin rehberi Hz. Muhammed Mustafâ’dan (sav) söz etmek istiyorum. Âlem-i mânâda Allah Teâlâ, peygamberlerine teker teker şöyle sorar: – Sen kimsin yâ Âdem! – Ben Âdem safiyyullâh’ım. – Sen kimsin yâ İbrâhîm! – İbrâhîm halîlullâh’ım. – Sen kimsin yâ Mûsâ! – Mûsâ kelîmullâh’ım. – Sen kimsin yâ Îsâ! – Îsâ.. devamı →

04 Nis 2017
Nisan 4, 2017

Hayat

0 Yorum

Eczânede pazarlanan ilaçlar baş, diş, mide bağırsak, göğüs vs. için takdîm edilen devâlardır. Biz şimdi asıl şifâya bakalım, Allah Teâlâ Kur’ân-ı Kerîm’i şifâ olarak sunuyor: “Biz Kur’ân’dan mü’minlere şifâ ve rahmet olan şeyleri indiriyoruz.” (İsrâ, 82.) Hadîs-i Şerifler şifâdır. Devâların başı az yemektir. Aleyhisssalâtü Vesselâm Efendimiz, “doldurulan en zararlı kap midedir” buyuruyor. Kendisine indirilen Kitâb-ı.. devamı →

13 Mar 2017
Mart 13, 2017

Tıb’da Devrim 

0 Yorum

Herhangi bir söz Resûlullâh’a (sav) uymazsa reddolunur. Yahya b. Muaz (ks) “insanlar maddî hastalıklarından dolayı perhiz yaparlar da, mânevî hastalıkları için yapmazlar” buyurur. Yûnus Sûresi’nin elli yedi ve elli sekizinci âyet-i celîle’sinin tefsirinde, Konevi (ra) şifâ kelimesinin kalbdeki fenâ huyların telafisi olarak izah eder. Tıb ilmi ile tasavvufun hayli münâsebeti vardır. “İlim iki kısımdır. Biri.. devamı →