Eserleri

MATBU OLAN ESERLERİ

  • el-Kelimetü’l-Mücmele fi Şerhi’t-Tuhfeti’l-Mürsele

Elif Efendi’nin tasavvufi görüşlerini ihtiva eden bir eserdir. Şeyh Muhammed bin Burhanpuri’nin (ö.1029/1620) vahdet-i vücûd konulu eserine yapılmış bir şerhtir. 13339/1920’de yazılmıştır.79 1342/1923 yılında Bahriye Matbaası’nda basılmıştır. [80] Eser, Türkçe olarak kaleme alınmıştır. Mukavva ciltli ve 114 sayfadır.81

  • Tenşitü’l-Muhibbîn bi-Menâkıb-ı Hâce Hüsâmeddin

Elif Efendi’nin kendisinden Mesnevihanlık icâzeti ve Mevelevilik hilâfeti aldığı hocası Mesnevihan Hoca hüsameddin Efendi (ö. 1281/1864) ile Yenikapı Mevlevihânesi Şeyhi Osman Salahaddin Dede (ö.1304/1886)’nin hayatını yazmıştır.
Eser 1342/1923’de İstanbul’da yazılmış ve basılmıştır. Eseri ikinci defa bastıran oğlu Yusuf Zahir Efendi, esere ilaveten Ahmet Muhtar Efendi (ö. 1319/1901)’nin de biyografisini eklemiştir. Eser, Türkçe kaleme alınmıştır. 55 sayfadan ibarettir. [82] Elif Efendi’nin eserin üzerindeki el yazısı notuna göre eser kendisi tarafından Yenikapı Mevlevihanesi’ne hediye edilmiştir.

  • MATBU OLMAYAN ESERLERİ

    • Semeratü’l-Hads fî Marifeti’n-Nefs

    Eser, “Nefsin bilinmesi konusundaki sezgi ürünleri” anlamına gelmektedir. Kumeyl b. Ziyad’ın “nefsin bilinmesi” hususundaki sorularına Hz. Ali’nin verdiği cevapların şerhi olamak üzere Arapça kaleme alınmıştır.[83
    Eser 1311/1893’te tamamlanmış, yazarın oğlu Yusuf Zahir Efendi tarafından 1347/1928’de istinsah edilmiştir. Nesih hatla yazılan eser bez ciltlidir. 174×122, 125×66 mm. ebatında olup 23 yaprak ve 47 sayfadan müteşekkildir.[84]

    • ed-Dürr’l-Mensûr min Hızâneti Esrâri’n-Nûr

    “Nur ayetinin sırlarının hazinesinden saçılan inciler” anlamına gelen eser Nur ayetinin (Allah, göklerin ve yerin nurudur. Kur’an-ı Kerim, Nûr 25/34) tefsiridir. Arapça kaleme alınmıştır.[85] Eserin iç kapak kısmında, Ömer Hayyâm’ın Allah’ın nûrundan bahseden iki beyitlik Farsça bir şiiri yer almaktadır. Bu şiirin hemen altında da, Elif Efendi’nin Arapça bir dörtlüğü bulunmaktadır 1317/1899 tarihinde te’lif edilen bu eser, oğlu Yusuf Zâhir Efendi tarafından
    1347/1928’da istinsah edilmiştir. Nesih hatlı, bez ciltli, 174x 122, 121x 65 mm.
    ebadında olup 55 sayfadan müteşekkildir.[86]

    • el-Barîkât

    Elif Efendi’nin, Arapça olarak yazdığı önemli eserlerinden biri de, el-Bârikât adlı kitabıdır. Elif Efendi’nin iman, ahlâk ve tasavvuf konularındaki özlü sözlerinden oluşan bu kitap, 15 Şevval 1322/1904 tarihinde tamamlanmıştır. Eser, Yusuf Zâhir Efendi tarafından, 1347/1928’de istinsah edilerek, üç ayrı kitap, bir cilt halinde toplanmıştır. Bunlar, el-Bârikât, et-Tenbîh ve en-Nehcü’l-kavim lî men erâde en yestekîm adlı risâlelerdir. Eser, bez ciltli olup, 174 x 121, 120 x 70mm. ebadındadır. Üç kitaptan meydana gelen bu eser, el-Bârikât kısmı 35, et-Tenbîh kısmı 14 ve en-Nehcü’l-Kavim kısmı da 32 sayfa olmak üzere, toplam 81 sayfadan oluşmuştur. [87]

    • et-Tenbih

    Elif Efendi’nin, Arapça olarak yazdığı eserlerin hacim bakımından en küçüğü et- Tenbîh adındaki risâlesidir. Toplam on dört sayfadan ibaret olan bu risâle, önceleri müstakil durumdayken, daha sonra Yusuf Zâhir Efendi tarafından el-Bârikât adlı esere eklenerek bir ciltte toplanmıştır. Tasavvufî konulardan, özellikle zikirden bahseden bu risâle, 1342/1923 yılında te’lif edilmiştir. Yusuf Zâhir Efendi bu risâleyi 1347/1928 yılında istinsah etmiştir.

    et-Tenbîh’ adlı eserin Elif Efendi tarafından yazılan müstakil nüshası bugün elimizde bulunmamaktadır. Süleymaniye Kütüphanesi, Yazma Bağışlar 2035-2 numarada kayıtlı bulunan nüsha, Yusuf Zâhir Efendi’nin istinsah ettiği ve el-Bârikât adlı esere eklenen nüshadır.

    • en-Nehcü’l-Kavîm Limen Erâde En Yestekîm

    Elif Efendi’nin, “Dosdoğru Olmak İsteyene Sağlam Yol” anlamına gelen, Arapça ve manzum olarak kaleme aldığı eseridir. İman, tevhid, vahdet-i vücûd gibi tasavvuf ve bazı kelâm konularının ele alındığı bu kitap, Elif Efendi’nin tamamen manzum ve Arapça olarak yazdığı tek eseridir. Elif Efendi tarafından te’lif edilen ilk nüshası müstakil olan eser, Yusuf Zâhir Efendi tarafından, 1348/1929’da istinsah edilerek, el- Bârikât adlı eserin son kısmına eklenmiştir. Eser, nesih hatla yazılmış olup, 32 sayfadan oluşmaktadır.

    Eserin müstakil nüshası bulunmamaktadır. Bugün, Süleymaniye Kütüphanesi, Yazma Bağışlar 2035-3 numarada kayıtlı bulunan nüsha, Yusuf Zâhir Efendi’nin istinsah ettiği ve el-Bârikât adlı esere eklenen nüshadır.

    • Defu’l-Vecel Bi Cünneti’l-Ecel

    “Ecel kalkanı ile korkunun giderilmesi” anlamına gelen eser Türkçe olarak 1324/1906 yılında te’lif edilmiştir. Tasavvuf ve kelam konularını ihtiva etmektedir. Rik’a yazıyla kaleme alınan eser mukavva ciltli, 200×140, 155×155 mm. ebadında ve 52 sayfadan oluşmaktadır. Elif Efendi’nin 29 Zilhicce 1324/1906 tarihinde tamamladığı bu eser, Ahmed Sabri tarafından 20 Safer 1325/1907 tarihinde istinsah edilmiştir. [88]

    • en-Nûru’l-Furkân fi Şerhi Lugati’l-Kur’an

    Elif Efendi’nin Türkçe olarak te’lif ettiği en hacimli ve önemli bir eseridir. Kur’an-ı Kerim Lügati tarzındaki bu eser, iki ciltten ve toplam 1112 sayfadan oluşmaktadır. Eserin birinci cildi 600, ikinci cildi ise 512 sayfadır.
    Elif Efendi, bu önemli eserini düzgün ta’lik hattıyla, sâde bir dille ve anlaşılır bir üslûpla kaleme almıştır. Bugün elimizde bulunan iki ciltlik eser, Elif Efendi’nin kendi hattıyla yazdığı orijinal nüshadır. Eserde şu metodu kullanmıştır: Önce kelimenin Kur’an’da hangi âyette ve nasıl geçtiği yazılarak, buradaki anlamı verilmiştir. Bundan
    sonra, kelimenin nereden geldiği belirtilerek, lügat mânâları üzerinde durulmuştur. Eser, meşin kaplı, 280×200, 200x150mm. ebadındadır. [89]

    • Dîvân

    Elif Efendi’ye ait bir müretteb divan bulunmaktadır. Divan, müellif nüshası olup meşin ciltli, 280×200, 200x150mm. ebadında, toplam 59 yaprak ve 117 sayfadır. Eserin üzerinde hangi tarihte yazıldığına dair herhangi bir kayıt bulunmamaktadır. Elif Efendi’nin oğlu Yusuf Zâhir Efendi tarafından, diğer kitaplarla birlikte önce Râgıb Paşa
    Kütüphanesi’ne bağışlanmış, daha sonra buradan Süleymaniye Kütüphanesi’ne aktarılmıştır. [90] Müellif, eseri rik’a hattıyla kaleme almıştır. Kendisi eserini nazım şekillerine göre sınıflandırmış ve her bölümü isimlendirmiştir.

    Elif Efendi’nin diğer eserlerinde de Divan’ında da yer almayan bir şiiri bulunmaktadır. Bu şiir, Sultan V. Mehmet Reşat’ın Çanakkale Savaşı üzerine kaleme alınmış bir naziredir. [91]

    Manzûme-i Garrâ-i Hazret-i Hilâfet-penâhî
    fe¡ilâtün fe¡ilâtün fe¡ilâtün fe¡ilün
    Savlet etmişdi Çanakkal‘aya bahr ü berden
    Ehl-i İslâmın iki hasm-ı kavîsi birden
    Lâkin imdâd-ı ilâhî yetişip ordumuza
    Oldu her bir neferi kal‘a-i pûlâd-beden
    Asker evlâdlarımın pîşgeh-i azminde
    Aczini eyledi idrâk nihâyet düşmen
    Kadr ü haysiyyeti pâmâl olarak etdi firâr
    Kalb-i İslâma nüfûz etmeğe gelmiş-iken
    Kapanıp secde-i şükrâna Reşâd eyle duâ
    Mülk-i İslâmı Hudâ eyleye dâim me’men

    Elif Efendi’nin naziresi:

    fe¡ilâtün fe¡ilâtün fe¡ilâtün fe¡ilün
    Savlet etdiyse ne kaygu bize şâhâ düşmen
    İkisi olsa degil gelse [de] hepsi birden
    Pek gedâyâne belâsına çanak tuttu gelip
    Lâyıkın buldı Çanakkal‘ada bahr ü berden
    Tîg-i elmâs-ı hilâfetle metîn ordumuza
    Erdi imdâd-ı Hudâ oldu çü hısn-ı âhen
    Asker evlâdların zîr-i cenâhında yürür
    Gülle-i şîr-i jiyân-veş dayanır mı düşmen
    Kadr ü haysiyyeti olsaydı eder miydi firâr
    Pür-gurûr âteş-i hışm ile koşup gelmiş-iken
    Secde-i şükrde bizler de imâma uyalım
    Mescid-i tâ’atin olsun bize dâim me’men
    Dedi âmîn duâna bütün ehl-i İslâm
    Çünkü şâmildir umûma bu duâ her yüzden
    Tezyîl-i bi’t-tevşîh
    Sus Elîfâ ne cesâretle bu nazmı yazdın
    Tarz-ı tanzîrde güftâr-ı şehinşâhı sen
    Duymadın mı selefin söylediği hikmeti ki
    Pâdişâhın sühanı pâdişeh-i cins-i sühan
    Lafz u ma‘nâda letâfetle selâsetle revân
    Şöyle ki âb-ı hayât ermez aña pîşinden
    Kilk-i zerrîn-i celâletle yazıp incü gibi
    Dest-i beyzâ-yı kemâlât anı hakkâ bi’l-fen
    Gevherîye ıkd-ı manzam ki arûs-ı ma‘nâ
    İftihâr eyler anın ile edip bir gerden
    Böyle bir nazm-ı muallâyı ne mümkün tanzîr
    Maksadım vasf-ı sühandânî-i sultân-ı zemen
    Şevket ü şânı ile devlet ü iclâli ile
    Ehl-i İslâma ola sâyesi yâ Rab me’men

    BULUMANAYAN ESERLERİ

    Kaynaklarda Elif Efendi’ye ait olup ne yazık ki bugün elimizde olmayan dört
    eseri daha vardır. Bunlar; “Muhtâru’l-enbâ fi’l-hurûfî ve’z-zurûfi ve ba’di’l-esmâ”, “el-
    Mebde’”,”Tasrîhu’l-ümme bi tavzîhi hükmi’s-salât bi’t-terceme” ve “İrşâdu’l-ğavin bi
    reddi nazariyeti Darwin” adlı eserlerdir.

    • Muhtâru’l-enbâ fi’l-hurûfî ve’z-zurûfi ve ba’di’l-esmâ [92]

    Yaklaşık iki yüz sayfadan oluşan bu eser 1309/1892-93’te Türkçe kaleme alınmıştır. Arapça harf, zarf ve isimler hakkındadır.

    • el-Mebde’ [93]:

    İsagoci [94] adlı mantık kitabının Arapça şerhidir. 1310/1892-93’te
    kaleme alınmıştır.

    • Tasrîhu’l-ümme bi tavzîhi hükmi’s-salât bi’t-terceme [95]:

    Elif Efendi, vefatından beş altı ay önce kaleme almıştır. (1344/1926/27) Türkçedir.

    • İrşâdu’l-ğavin bi reddi nazariyeti Darwin” [96]:

    Darwin’in nazariyesine reddiyedir. Vefatından birkaç ay önce kaleme almıştır. Bu eserler Elif Efendi’nin biyografi, sözlük, makale, şiir türlerinde, dinî ve ilmî konularda eser verdiğini, vefât ettiği zamana kadar ilim ve fikir hayatından kopmayıp çalıştığını ve ürettiğini göstermektedir.

    Elif Efendi’nin tespit edilen eserleri onun dini ilimlere, Fars ve Arap dillerine, şiir bilgisine hem bir ilim adamı hem de bir sanatkâr olarak ne kadar vâkıf olduğunu ortaya koymaktadır. Ayrıca dönemin gündemindeki konular hakkında yazdığı eserlerin yanarak ve çalınarak elden gitmiş olması büyük bir kayıptır.

    DİPNOTLAR


    76 İnaçer, agm., s. 133
    77 Mevleviyye: “Mevlevilik, 13. asır sonlarında Konya’da Mevlana Celaleddin Rumî adına, oğlu sultan
    Veled tarafından kurulan tarikatın adıdır. Bu tarikat “efendimiz” anlamına gelen “Mevlânâ” adıyla anılan Belhli Celâleddin Mehmed’e nispet edilmiş ve vefatından sonra Konya’da gelişip, Anadolu Beylikler dönemi ve altı asırlık Osmanlı İmparatorluğu boyunca ,Türk toplumunu belki de en yakından etkileyen tarikatlardan biri olmuştur.” Sezai Küçük, Mevleviliğin Son Yüzyılı, Simurg Yay., İst., 2003 s. 21.
    78 Hüseyin Vassaf, age., s.446, İnal, age., s. 291
    79 İnal, age. s.291
    80 Albayrak, age., s.729
    81 Eserin Süleymaniye Kütüphanesi İzmirli İ. Hakkı (1275), Nâfiz Paşa (700) ve Tahir Ağa (483) bölümlerinde ve Ankara, Marmara, Selçuk, Erciyes ve Harran Üniversitelerinin İlahiyat Fakülteleri kütüphanelerinde de nüshası bulunmaktadır. Eser hakkında bk. Hüseyin Kurt “Mehmed Elif Efendi’nin ‘el-Kelimetü’l-mücmele fi şerhi’t-tuhfeti’l-mürsele’ Adlı Eserine Göre Vahdet-i Vücud Anlayışı”, Tasavvuf İlmi ve Araştırma Dergisi, S. XI, 2003, s. 323-350
    82 Eser, Süleymaniye Kütüphanesi, Nafiz Paşa (1217) ve Şazeli (120-121) bölümlerinde kayıtlıdır.
    83 İnal, age., s. 291
    84 Eserin tek nüshası Süleymaniye Kütüphanesi’nde Yazma Bağışlar bölümü 2036 numarada kayıtlıdır.
    85 Hüseyin Vassaf, age., s. 447
    86 Eserin tek nüshası Süleymaniye Kütüphanesi, Yazma Bağışlar 2038 numarada kayıtlıdır.
    87 Eser, Süleymaniye Kütüphanesi, Yazma bağışlar 2035-1 numarda kayıtlıdır.
    88 Eserin tek nüshası, Süleymaniye Kütüphanesi, Tahir Ağa 477 numarada kayıtlı bulunan nüshadır.
    89 Elif Efendi’nin, iki ciltlik eserin tek ve orijinal nüshası, Süleymaniye Kütüphanesi’nde bulunmaktadır. Henüz kataloglara işlenmeyen bu eser, kütüphanenin Sütlüce Dergâhı özel bölümünde, birinci cildi 445, ikinci cildi 446 numara ile kayıtlıdır. Eserin yazıldığı tarih bilinmemektedir.
    90 Süleymaniye Kütüphanesi Sütlüce Hasirizade Dergâhı özel bölümünde 444 numara ile kayıtlıdır.
    91 İlgili makalede Elif Efendi’nin şiirinin nereden alındığı belirtilmemiştir. Enfel Doğan, Fatih Tığlı; “Sultan V. Mehmed Reşad’ın Çanakkale Gazeli ve Bu Gazele Yazılan Tahmisler”, İÜ. Edebiyat Fak. Türk Dili ve Edebiyatı Dergisi C. XXXIII, İstanbul 2005, s. 41-96
    92 Hüseyin Vassaf, age., s.447 Hüseyin Vasaf eserin adını “Muhtaru’l- enbiya” şeklinde vermektedir. Aslı haber sözcüğünün çoğulu olan “enbâ” olmalıdır. Sadık Albayrak eserin harf tabirlerinden bahsettiği belirtilmektedir. age., s.72
    93 Hüseyin Vassaf, age., s. 447, İnal, age., s.292, Albayrak, age., s. 72
    94 “Furfuriyus tarafından Aristo’nun Kategoriler’ine giriş olarak yazılan eser. İslam dünyasında aynı adla yazılmış eserlerin ortak adıdır. “Giriş” anlamına gelir.” Abdülkuddus Bingöl, “İsaguci” mad. DİA, C.XXII, İst.,2000 s. 488
    95 İnal, age., s. 292
    96 İnal, age., s. 292