Ali Ramazan Dinç Hocaefendi’nin yazıları

13 Haz 2017
Haziran 13, 2017

Mültecî

0 Yorum

Mültecî der demez aklıma gelen bir şiirle başlamak istiyorum: Aç gönlünü Mevlâ’ya Yalvar Yüce Allâh’a Tövbe namaz niyazla Sığın yüce Allâh’a O İhsandır O lütuftur O saadet O huzurdur O derya O Mağfirettir Sığın yüce Allâh’a Takyanus’un zulmünden kaçan Ashâb-ı Kehf, Kitâb-ı Kerîm’in ifâdesiyle Allah Teâlâ’ya sığınıyor. “Hani o delikanlılar, mağaraya sığınmışlar ve ‘Ey Rabbimiz,.. devamı →

29 May 2017
Mayıs 29, 2017

Yunus’un (ks) Gözüyle

0 Yorum

Yûnus Emre’den bahsetmek için Yûnus’ça konuşmak lâzım. Deli gönül ve çağlayan su olmak gerek. “Taştın yine deli gönül Sular gibi çağlar mısın? Aktın yine kanlı yaşım Yollarımı bağlar mısın?” Yûnus Emre, İslâm’ın bütün esaslarını takvâ boyutunda yaşamanın adıdır. Elli dört farzın en önemli maddelerinden biri olan cihâdın en güzel târifidir. “Küçük cihaddan büyük cihâda döndük”.. devamı →

04 Nis 2017
Nisan 4, 2017

Hayat

0 Yorum

Eczânede pazarlanan ilaçlar baş, diş, mide bağırsak, göğüs vs. için takdîm edilen devâlardır. Biz şimdi asıl şifâya bakalım, Allah Teâlâ Kur’ân-ı Kerîm’i şifâ olarak sunuyor: “Biz Kur’ân’dan mü’minlere şifâ ve rahmet olan şeyleri indiriyoruz.” (İsrâ, 82.) Hadîs-i Şerifler şifâdır. Devâların başı az yemektir. Aleyhisssalâtü Vesselâm Efendimiz, “doldurulan en zararlı kap midedir” buyuruyor. Kendisine indirilen Kitâb-ı.. devamı →

13 Mar 2017
Mart 13, 2017

Tıb’da Devrim 

0 Yorum

Herhangi bir söz Resûlullâh’a (sav) uymazsa reddolunur. Yahya b. Muaz (ks) “insanlar maddî hastalıklarından dolayı perhiz yaparlar da, mânevî hastalıkları için yapmazlar” buyurur. Yûnus Sûresi’nin elli yedi ve elli sekizinci âyet-i celîle’sinin tefsirinde, Konevi (ra) şifâ kelimesinin kalbdeki fenâ huyların telafisi olarak izah eder. Tıb ilmi ile tasavvufun hayli münâsebeti vardır. “İlim iki kısımdır. Biri.. devamı →

12 Şub 2017
Şubat 12, 2017

Yaşasaydı…

0 Yorum

Efendim, ümmet içinde vahdeti sağlayan biriydi. Çünkü iki husûsu çokça sorardı. Usûle riâyet ediliyor mu? İhvânın beynleri, arası nasıl? İçinde bulunduğu toplumu, Kur’ân ve Sünnet iklîmine çekerdi. İlâhî mesajı, Nebevî ahlâkı her tarafa yayardı. Mübârek gözlerini bu hizmette kaybetti. Gündüzleri kitapları araştırdı. Geceleri yazdı. Vücûd-ı saadetlerini Hakk Teâlâ yolunda eritti. Sohbetlerini kısa tutması gerekirken doktorlara.. devamı →

Aliyyül Havvas (ks) “Beldelerin en üstünü Mekke’dir. Evlerin en üstünü Kâbe’dir. Halkın en üstünü, her asrın kutbudur. Mekke cismini, Beytullâh da kâlbini temsil eder Kutb’un. ‘Hazırladığım eserlere muvâfık bir yaşantım olmazsa, Hak Teâlâ yanında hâlim ne olur’ diye sızlanan bir mürşid-i kâmildi. Bu inleyiş vücûduna sirâyet eder. Allah Teâlâ korkusundan Süfyan-ı Sevri’nin (ks) ciğerlerinin parçalandığı.. devamı →

11 Şub 2017
Şubat 11, 2017

Vatan

0 Yorum

Vatan; yüz ölçümü, sınırları, doğası tabiatı, geçimi, ekonomik ve sosyal yapısı belirlenen mekândır. Maddî yönleriyle belirlenen ikamet yeridir. Bu cismimiz için geçerlidir. Rûhumuz için vatan neresidir? Hicr sûresinin 29. âyetine göre, “rûhumuzdan ruh üfledik” buyuruluyor. Ruh arşdan ana karnına, oradan da yeryüzüne inmiştir. Sûfîler buna “hubüt gavsi” derler. İniş mânâsındadır. Rûhun asıl vatanına dönmesini temin.. devamı →

01 Oca 2017
Ocak 1, 2017

İslam Birliği

0 Yorum

Mâide Sûresinin üçüncü âyetinde Cenâb-ı Hakk, “Bugün kâfirler, sizin dîninizden (onu yok etmekten) ümit kesmişlerdir. Artık onlardan korkmayın, Benden korkun. Bugün size dîninizi ikmâl ettim, üzerinize nimetimi tamamladım ve sizin için din olarak İslâm’ı beğendim. Kim, gönülden günâha yönelmiş olmamak üzere açlık hâlinde dara düşerse (haram etlerden yiyebilir). Çünkü Allah çok bağışlayıcı ve esirgeyicidir.” Âyet-i.. devamı →

12 Ara 2016
Aralık 12, 2016

Tasavvuf Nedir?

0 Yorum

Bir ara üstazımız hocalara şöyle bir soru yöneltti. “Cemaatiniz içinde beş vakit namaza devâm eden, tâdil-i erkânla namaz kılan, etrâfına yumuşak davranan, fakir yoksul gözeten, selâmı yayan, geceyi ihyâ eden, Kur’ân ve sünnete tâbî olan kim? Hep bizim dervişler. Rûhânî terbiyeden geçen kimseler. Siz de geç kalmayın, ilim tahsîl ettiğiniz gibi irfânı da tâlim edin.”.. devamı →

11 Kas 2016
Kasım 11, 2016

İletişim

0 Yorum

Veda haccında yüz yirmi dört bin sahabe-i kirâma hitâb eden Resûlüllah (sav) İslâm’ın yayılmasını haber veriyordu. Kutlu mesajında, “bu vasiyetimi burada bulunanlar bulunmayanlara ulaştırsın. Olabilir ki burada bulunan kimse, bunları daha iyi anlayan birisine ulaştırmış olur.” İlâhî dâvetler zamânın iletişim vâsıtalarıyla duyuruluyordu insanlığa. Efendimiz (sav) elçilerle krallara mektup yazıyordu. Habeşistan kralı Necaşi’ye, Bizans hükümdârı Heraklius’a,.. devamı →